DEŞARJ™       Deşarj Sözlük

Türkiye'nin Ezberbozan Düşünce ve Yorum Platformu

Sözlük  I  Deşifre  I  Komplo  I  Panzehir  I  Video  I  Söyleşiler  I  Bültenler  I  Konferanslar  I  Çete Raporları  I  Haberler  I  Raporlar  Üyelik 

                                                                                                                                                                                    F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanan Bilimsel Kitaplarının Türkiye ile ilgili tesbit ve teşhislerine geçiş noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanan Bilimsel Kitaplarına Geçiş Noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanmış Olan Bilimsel Kitaplarını İçeren Webinarlara Geçiş Noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanmış Olan Bilimsel Kitaplarını İçeren Live Seminarlara Geçiş Noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanan Bilimsel Kitaplarına Geçiş Noktası.

Horrible Justice and Human Rights Scandals in the Middle of Ankara
Ankara'nın Göbeğindeki Hukuk Skandalları ve Yargı Kanalı İle İnsan Hakları İhlalleri

• Dr. Dr. h.c. F. Deniz Şar, 14 Eylül 2005 •                                                                                                                                                        

Bu yazı 14 Eylül 2005'i Takip Eden Zaman Zarfında Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı Sayın Bülent Arınç, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Sayın Köksal Toptan, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Sayın Mehmet Elkatmış, Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek, Adalet Komisyonu Başkanı Sayın Uğur Yıldırım, Nelson Mandela Foundation Başkanı Nelson Mandela, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği İnsan Hakları Daire Başkanlıkları ve Dünyadaki Tüm İnsan Hakları Derneklerinin Başkanlarına İngilizce ve Türkçe Olarak Yollanmıştır.

Her fırsatta Televizyonlarda Boy Gösteren Türk Makamları Sorumluluklarının Gereğini Tıpkı Son 70 Senede Olduğu Gibi Yerine Getirmemiş, Şikayetlerimiz Cumhuriyet Baş Savcılığı Tarafından Gerekli Ciddi ve Yeterince Detaylı İncelemelere Tabi Tutulmamış, Tarafımıza İletilen Bant Kayıtları Dinlenmemiş ve Dolayısı İle Şikayet Ettiğimiz Hakim ve Savcıların ve Onların Emrinde İş Gören Emniyet Teşkilatının Birer İntikam Tahtası ve Boy Hedefi Haline Getirilmemizde Bir Sakınca Görülmemiştir. Bugün Meydanlarda ve Televizyonlarda Nutuk Atanlar, Tüm Bu İnanılmaz İnsan Hakları İhlallerine Kayıtsız Kalmakta Birbirleri İle Yarışmışlardır ve Türkiye, Bu Hali İle Demokratik Bir Hukuk Devletini Değil, Demokrasi ve İnsan Haklarından Hiç Bir Surette Nasibini Almamış, Uzatmaları Oynayan, Adam Kayırmacı ve İptidai Bir İşkence Devletini Çağrıştırmaktadır.

Aziz Milletimizden Toplanan Vergiler ve Milletimizin Feda Ettiği Kan ve Candan Müteşekkil Devletin Gücü ve Desteği İle Bizlere Kabadayılık Yapmaya Kalkan Bazı Şahıs ve Kurumların Fiili ve Keyfi Uygulamaları, Ülkemizi Tarihinin En Ağır Tazminat Davaları İle Karşılaştırmak ve Türkiye'yi Tüm Dünyaya Bir Kez daha Rezil Etmek Üzeredir. O takdirde, bu ağır faturayı da, devletimizi rezil etmekle ve milletimizin geleceğini karartarak yok etmekle meşgul olduğu anlaşılan bu şahıs ve kurumlar ödemelidir:

Ankara’nın göbeğinde, Adliye Sarayı’nın içinde ve 21. yüzyılın şu günlerinde, bizzat yargı kanalı ile ve bizzat bazı hakim ve savcıların kendi elleri ile, son derece çağ dışı bazı hukuk skandalları ve insan hakları ihlalleri sahnelenmektedir ve buna eğitim düzeylerinin kifayetsizliği artık tüm dünyada alay konusu olan emniyet görevlileri de alet edilmek istenmektedir.

Üzülerek belirtmek isteriz ki, eğer, yargı bünyesinde şu ana kadar gördüklerimiz ve yaşadıklarımız, yargı diye söz edilen olgunun gerçek yüzünü temsil ediyorsa, Türkiye’nin, hiç bir surette çağdaş bir hukuk devleti olarak görülemeyeceği ile ilgili görüş ve tezlere katılmamak mümkün değil demektir.

Hep ekonomisinden yakındığımız ve ekonomik yapı ve kararlarını sıkça eleştirdiğimiz bir ülkede, yargı işleyiş ve yapılanmasının 21. yüzyılın şu günlerinde dahi ekonomiden de kötü bir durumda olduğunu istemiyerek de olsa müşahade etmemiz bizi son derece üzmüştür. Oysa Türkiye, sanki böyle bir problem yokmuş gibi davranmakta, çağ dışı bir çok tutum, uygulama ve davranışa devam etmekte, yargı ile ilgili bu durumun vehametini görmezden gelmeye çalışmaktadır. Bu kabul edilemez.

Türkiye’de yargı diye tanımlanmaya çalışılan olgunun bünyesi ve işleyişi, gerçeklerin ve adaletin tesisi ve tecellisi için değil de, sanki kasıtlı olarak engellenmesi için dizayn edilmiş ve kurgulanmış gibidir. Bu ise hiç bir surette kabul edilemez.

Yargı, tarafların, özellikle de savunmanın, konuşturulmayarak ürkütülmesi ve sindirilmesi, hatta avukatların dahi korkudan konuşamaması ile nasıl tesis edilebilir? Herhalde, içinde tarafların, özellikle de savunmanın konuşturulmayarak susturulduğu, savunmasını serbestçe yapamadığı, yeterince konuşamamanın ve konuşturulmamanın eksiğini bir takım cehalet ekipleri ya da dedikodularla gidermeye çalışan bir yargı tanımı ve işleyişi 21. yüzyılda ancak belki Türkiye’de ve bir de belki başka bazı Afrika ülkelerinde vardır. Bu acıdır ve kabul edilemez.

Bazı ekler ilişikte bilgilerinize sunulmuştur. Karşılaşılan bu çağdışı keyfiyetler zinciri, yanlızca tüm tarafsızlık ilke ve anlayışlarına değil, aynı zamanda temel insan haklarına ve Hammurabi’den, Romalılar’dan bu yana gelen tüm temel hukuk ve adalet kurallarına da aykırıdır.

Eğer, yargı diye nitelendirilen bu psikolojik ürkütme ve sindirme harekatı mekanizmaları bünyesinde, avukatlarımız ile birlikte, savunma ve sair haklarımız bizzat hakim ve savcılar tarafından ihlal edilmeye devam edildiği, ya da mahkemelerde savcıların, koridorlarda ise, onların görevlendirdiği üniformalı ve üniformasız emniyet ve çağdışı bir takım istihbarat görevlilerinin haksız takip, taciz ve hakaretlerine maruz kalmaya devam ettiğimiz takdirde ve yukarıda işaret edilen bu son derece önemli, temel hukuk prensiplerinin açıkça ve defalarca ihlal edilişi ile ilgili tüm kusur ve eksikler giderilmediği takdirde, bu ülkede yargı adına karşılaştıklarımız, tarihe bir hukuk skandalı ve kurumsal birer insan hakları ihlali olarak geçecek, dolayısı ile beynelmilel ve siyasi bir boyut kazanacaktır.

Bu da Türkiye'ye çok pahalıya mal olacak ve aziz vatanımızın tüm uluslararası kamuoyuna bir kez daha rezil olması anlamına gelecektir. Dolayısı ile dikkatlerinizi yukarıda belirtilen bu çağdışı fiiliyat ve tezahürlere yönelterek, bu işkence devleti zihniyet ve kadrolarını bir an evvel çağdaş medeniyet uygulamaları doğrultusunda dönüştürmenizi ulusal ve uluslararası tüm haklarımız saklı kalmak kaydı ile tavsiye ederim.

Bu yazı 14 Eylül 2005'i Takip Eden Zaman Zarfında Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı Sayın Bülent Arınç, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Sayın Köksal Toptan, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Sayın Mehmet Elkatmış, Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek, Adalet Komisyonu Başkanı Sayın Uğur Yıldırım, Nelson Mandela Foundation Başkanı Nelson Mandela, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği İnsan Hakları Daire Başkanlıkları ve Dünyadaki Tüm İnsan Hakları Derneklerinin Başkanlarına İngilizce ve Türkçe Olarak Yollanmıştır.

Her fırsatta Televizyonlarda Boy Gösteren Türk Makamları Sorumluluklarının Gereğini Tıpkı Son 70 Senede Olduğu Gibi Yerine Getirmemiş, Şikayetlerimiz Cumhuriyet Baş Savcılığı Tarafından Gerekli Ciddi ve Yeterince Detaylı İncelemelere Tabi Tutulmamış, Tarafımıza İletilen Bant Kayıtları Dinlenmemiş ve Dolayısı İle Şikayet Ettiğimiz Hakim ve Savcıların ve Onların Emrinde İş Gören Emniyet Teşkilatının Birer İntikam Tahtası ve Boy Hedefi Haline Getirilmemizde Bir Sakınca Görülmemiştir. Bugün Meydanlarda ve Televizyonlarda Nutuk Atanlar, Tüm Bu İnanılmaz İnsan Hakları İhlallerine Kayıtsız Kalmakta Birbirleri İle Yarışmışlardır ve Türkiye, Bu Hali İle Demokratik Bir Hukuk Devletini Değil, Demokrasi ve İnsan Haklarından Hiç Bir Surette Nasibini Almamış, Uzatmaları Oynayan, Adam Kayırmacı ve İptidai Bir İşkence Devletini Çağrıştırmaktadır.

Aziz Milletimizden Toplanan Vergiler ve Milletimizin Feda Ettiği Kan ve Candan Müteşekkil Devletin Gücü ve Desteği İle Bizlere Kabadayılık Yapmaya Kalkan Bazı Şahıs ve Kurumların Fiili ve Keyfi Uygulamaları, Ülkemizi Tarihinin En Ağır Tazminat Davaları İle Karşılaştırmak ve Türkiye'yi Tüm Dünyaya Bir Kez daha Rezil Etmek Üzeredir. O takdirde, bu ağır faturayı da, devletimizi rezil etmekle ve milletimizin geleceğini karartarak yok etmekle meşgul olduğu anlaşılan bu şahıs ve kurumlar ödemelidir.

                                                                                                                                                                                            F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanan Bilimsel Kitaplarının Türkiye ile ilgili tesbit ve teşhislerine geçiş noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanan Bilimsel Kitaplarına Geçiş Noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanmış Olan Bilimsel Kitaplarını İçeren Webinarlara Geçiş Noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanmış Olan Bilimsel Kitaplarını İçeren Live Seminarlara Geçiş Noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanan Bilimsel Kitaplarına Geçiş Noktası.

F. Deniz Şar - Uluslararası Kültürel Genetik (TM) ve Kurumsal Genetik (TM) Araştırma ve Teknolojileri Gurubu - Deniz Sar's Cultural Genetics (TM) and Corporate Genetics (TM) Group International.

       Deniz Sar's Cultural Genetics (TM) and Corporate Genetics (TM) Group International.

Home  I  İletişim  I  Kitaplar  I  Konular  Komplo  Söyleşiler  Bültenler  Konferanslar  Çete Raporları  Haberler  I  Raporlar  I  Sözlük

Geri Zekalılara Özel  Psikolojik Savaş Siteleri  Karanlığın Finansörleri  I  Platforma Giriş Prosedürü  I  Site Plan  I  Devam

Kültürel Genetik  Kurumsal Genetik  Cultural Genetics  I  Corporate Genetics  F. Deniz Sar 

Cultural Genetics Technologies  I  Deşarj™ Televizyonu  I  Deşifre  I  Site Plan

Ateşkurt™ Ocakları ve Cemaati Televizyonu

 

Kültürel Genetik™, Kurumsal Genetik™, Cultural Genetics™, Corporate Genetics™, Cultural Genetics Technologies™ ve adı geçen tüm sair isimler, tüm ulusal ve uluslararası telif hakları ve Genel Teorileri ve bu Genel Teorileri oluşturan alt konsept, kavram ve markaları 1980 tarihinden beri Sayın F. Deniz Şar’a ait, her hakkı her ülkede ve her dilde mahfuz, ulusal ve uluslararası telif ve marka yasa, yönetmelik, düzenleme veya teamülleri ile korunmuş markalardır. F. Deniz Şar’ın yazılı izni olmadan, hiç bir şekil, suret ve teknoloji ile ve hiç bir amaç için kullanılamaz, çoğaltılamaz, yorumlanamaz, alıntı yapılamaz ve kopyalanamazlar. Çağdaş, ulusal ve uluslararası telif ve marka yasa, yönetmelik, düzenleme veya teamüllerini zedeleyen aksi tutum ve davranışlar ayrıca ihtar edilmeden kanuni takibata maruz kılınacaktır. © Copyright, F. Deniz Sar, USA, 1980-2096. Her hakkı Tüm dünyada mahfuzdur. All rights are reserved in USA and worldwide.