DEŞARJ™       Deşarj Sözlük

Türkiye'nin Ezberbozan Düşünce ve Yorum Platformu

Sözlük  I  Deşifre  I  Komplo  I  Panzehir  I  Video  I  Söyleşiler  I  Bültenler  I  Konferanslar  I  Çete Raporları  I  Haberler  I  Raporlar  Üyelik 

                                                                                                                                                                                            F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanan Bilimsel Kitaplarının Türkiye ile ilgili tesbit ve teşhislerine geçiş noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanan Bilimsel Kitaplarına Geçiş Noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanmış Olan Bilimsel Kitaplarını İçeren Webinarlara Geçiş Noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanmış Olan Bilimsel Kitaplarını İçeren Live Seminarlara Geçiş Noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanan Bilimsel Kitaplarına Geçiş Noktası.

11 Eylül Balonunun Sürdürülebilmesi Operasyonları: Sahte Ladin Kaseti Gölgesinde Bombalama veya Düzmece Bomba Yakalatma Operasyonları Komedisi
ya da Ulusal ve Uluslararası Siyonizmin Güdümünde Dönme Takiyyecisi Truva Atlarının Volkanda Dansı

İslam'a ve Salih Müslümanlara Karşı Başlatılan Üçüncü Dünya Savaşının Zorunlu Lego Parçaları: Sahte Ladin Kaseti Gölgesinde Uzatmalı Bombalama ve Düzme Bomba Yakalatma Operasyonları Komedisi

• Dr. Dr. h.c. F. Deniz Şar, 11 Eylül 2007 •                                                                                                                                        

İşlerimizin yoğunluğu nedeniyle, bu tür yazı ve incelemelerimizi ancak vakit bulabildiğimiz ölçüde kaleme alabiliyoruz. Ulusal ve uluslararası arenada hemen her şeyi gören, fark eden, takip eden birimlerimizin raporları anı anına da oluşsa, bunların bir dizi karar aşaması sonucu kamu oyu ile paylaşılma safhasına gelmesi zaman almaktadır. Bu inceleme, rapor ve hazırlıkların yüzde doksanlara varan önemli bir bölümü ise mevcut şu aşamada zaten kamu oyu ile paylaşılmamaktadır.

Hiç uyumayan, üzerinde hiç güneş batmayan ve mütemadiyen düşünen birimlerimiz bilinen ve bilinmeyen her şeyin farkındadır ve şimdilik bu kepazelikler dizisini aziz ve necip Türk milleti adına izlemeye devam etmekle iktifa etmektedir. Türk tarihinin derinliklerinden soluyan binlerce yıllık simgesel bir Ateşkurt™'un nefesi, Türk'lerin ve tarihteki bu son Türk devletinin içerdeki ve dışardaki gizli ve açık tüm düşmanlarının ensesindedir ve o ihanet odaklarının yapacağı en doğru şey, tarihteki gemilerine binip, geldikleri yere geri dönmek veya tövbe istiğfar ederek yeni bir hayata başlamaktır. Kimbilir, belki daha sonra bir daha buna fırsatları kalmayabilir:

11 Eylül saldırısı ile ilgili balonun güya yıldönümü bugün. 11 Eylül'ün, Hollywood senaryolarına dahi taş çıkartacak bir balon olduğu, kafası işleyen ve okuma yazma bilen herkesin matematik bir kesinlikle bildiği bir gerçek artık. Bu balonun detaylarını hala bilmeyenler varsa, burada söylediklerimizden hala kuşku duyanlar gerçekten varsa, gidip hemen okuma yazma öğrensinler, ya da behemehal, önlerindeki, ya da evlerindeki televizyonları kapatarak, kendilerini, Ulusal ve Uluslarası Siyonizmin tekelindeki bu kıytırık sistem ile yaşadıkları, mazoşist nitelikler arz eden, psikotik, boynu tasmalı kölelik ilişkisinden, düşünebilen, özgür birer birey olmaya doğru azad etsinler.

O saçma sapan desinformasyon ve zihinsel kirletme kutusunun düğmesine basıp da, karşılarındaki aptal ve ama bir o kadar da boyalı kutu ekranının karardığını gördükleri an, muhtemelen çok uzun ve zahmetli, yıllar sürecek olan kişisel aydınlanmalarının da başlangıç düğmesine basmış, kendi düşünsel ve bireysel özgürleşmelerine start  ve fırsat  vermiş olacaklardır.

11 Eylül balonu, senaryosu Uluslarası Siyonizmin kıçına piramit batasıca malum amcaları tarafından yazılmış, tarihin en utanmaz ve en cüretkar yalanlarından biridir ve görünmemek umuduyla başını kuma gömen devekuşu misali, aklı sıra hala gerçeğin ortaya çıkmadığını zannederek, devam ettirdiği ulusal ve uluslararası düzmece bombalama ya da bomba yakalatma operasyonları ile, lokal bazı sözde istihbarat ya da emniyet birimlerini de kullanarak gizlenmeye çalışmaktadır. Mesele bundan ibarettir.

Yerel sözde istihbarat ya da emniyet birimleri veya birtakım sözde mülki amirler, eğer bu Ulusal ve Uluslararası Siyonizm Çetesinin, gizli ya da açık kadrolu elemanları değillerse, mümkün olduğunca, bu mahut traji-komedi içinde soytarı rolü oynamamaya çalışmalıdırlar.

Yok, eğer, illa da, senaryolarını külliyen başkalarının hazırladığı bu piyeste, "biz soytarı rolü oynamak istiyoruz", "soytarılıktan çok hoşlanıyoruz" diyen bir takım komedyen kıytırıkzadeler varsa aralarında, o takdirde, bu komedyenler, kendilerine biçilen rolleri, gidip, yapabiliyorlarsa, hemen yanıbaşımızdaki İsrail devleti çatısı altında oynamalıdırlar, tarihteki bu son Türk devleti bünyesinde değil.

11 Eylül balonu, İslam'ın tebliğ edildiği ilk günlerden başlayarak, İslam'a karşı yürütülen binlerce yıllık şeytani bir savaşın ulaştığı en yeni nefret, düşmanlık ve sözde içsel evrim aşamalarından birinin başlangıcına işaret eder. 11 Eylül balonu, İslam'a ve İslam'ın o çağlar üstü mesajını hala doğru anlamaya çalışan salih müslümanlara karşı başlatılan üçüncü dünya savaşının 21. yüzyılın hemen başındaki açılış salvosudur.

O tarihten beri de, tarihin gördüğü en müthiş yalanlardan oluşan bu kıytırık balon, kendisini imal ederek tedavüle süren Uluslarası Siyonizm ve onun kıçına piramit batasıca malum amcaları tarafından, sair yalan-dolan, balon ve baloncu operasyonlarıyla, suni teneffüsle hayatta ve canlı tutulmaya, bu surette de, orjinal senaryo gereği, esas menşei itibarı ile oluşturulan yanılsamanın devamına çalışılmaktadır.

11 Eylül balonu, Ulusal ve Uluslararası Siyonizm Çetesinin, resmi rakamlar ilk günlerden sonra hızla düşürülmüş de olsa, esasen 5000 civarı Amerikalı'yı alenen ve göz göre göre öldürerek, suçu İslam'a, müslümanlara ve dahi İslam adına hareket ettiği söylenen bir takım sair guruplara boca ve fatura etmesinden müteşekkildir diyebiliriz.

Oysa, söz konusu balon ve azmettirdiği cinayetler, bizzat Ulusal ve Uluslararası Siyonizm Çetesinin kendi senaryosu gereğidir ve İslam'a karşı başlatılan üçüncü dünya savaşının 21. yüzyılın hemen başındaki açılış salvosudur.

Muharrif bir takım sahte kitaplar vasıtasıyla, esasen şeytana hizmet eden bu kıçına piramit batasıca kafirler, Kuran'ın Allah tarafından korunmuş bir kitap olduğunu, dolayısı ile tahrif ya da yok edilemeyeceğini bilmeyen tehlikeli zavallılardır. İslam'a karşı yürütülen bu savaşın şeytan ve yandaşları tarafından ne kazanılması ne de her hangi başka bir şekilde başarıya intikal ettirilmesi mümkündür. Ama tabii ki, bu zavallı kafirler, bunu bilmemektedirler.

İngiltere ve İspanya'daki bombalamalar, sayısız yerde sözüm ona yakalanan patlayıcılar ve bombalar, İstanbul'daki HSBC binası ve İngiltere Konsolosluğu binalarına yapılan son derece atipik saldırılar; her tarafı kameralarla donatılmış ve esasen ihbar edilmeden çişe dahi gidilemeyecek bu mekanlar ve çevresinde sözde ve sözüm ona bir takım terör girişimleri.

Yine İstanbul'da Mason Locaları, Şişli Terakki Lisesi ve Cumhuriyet Gazetesine yapılan, ama her ne hikmetse bir türlü ve ama nedense hiç bir surette sonuç alınamayan ve esasen kimsenin burnunun da kanamadığı sözde operasyonlar.

İsveç, Danimarka ve Almanya'da sözüm ona 500-700 hanelik köylerde, koca koca mavi bidonlarla bomba yapmaya çalıştığı söylenen mahut ve sözde hücreler, Amerika'da sözüm ona koca bir askeri garnizona saldırmayı planladığı iddia edilen bir Pizacı çocuğu Türk.

Ankara'da tam da Bilderberg toplantısı öncesi ve Askeri bir fuarın olduğu sırada iki kıytırık parmakla tesis edilmeye çalışılan bir sözde terör operasyonu. Sonra da, iki korsan acemisiyle, sözüm ona kaçırılmaya çalışılan ama acemi korsanlarımız kabin kapısını açamadığı için kaçırılamayan bir uçak.

Şimdi de, önce köpekler tarafından bulunduğu iddia edilen, yurt dışından gelen açıklamalar sonrasında ise, CIA tarafından Ankara Emniyeti'ne ihbar edildiği belirlenen, içi bomba yüklü bir minibüs. Köpekler koklamışmış ve bulmuşmuş, vs. vs.

Bizim külahımıza dahi anlatılmaması gerektiğini düşündüğümüz bir dizi hikaye. Her seferinde önemli bir fantom payı içeren, ciddiye dahi alınması mümkün olmayan hop-hop ve zıp-zıplardan oluşan, senarist, darbukatör, şantör, ajan ve provakatör kıytırıkzadelerin yemin billah açıklamaları ve tabii artık kendi ailesini dahi inandıramayan Mösyö Bush ve yerel olduğu kadar, global uzantıları.

İnsanın içinden vah vah demek deliyor. Yani, çoğunu kendi elleri ile yazdıkları muharrif bir takım metinlere inanmak gafletine düşerek bir dizi kendini üstün insan, üstün ırk falan zanneden kıytırık kafir ve onların yerel olduğu kadar, pek bir dönme takiyyecisi mahut truva atları, kendilerini külliyen yutacak olan patlamaya hazır bir volkanın üzerinde kıvırtarak, müstehzi bir eda ile topal ördek danslarını ifa etmekte, dünya kamu oyunun gözünün içine baka baka da bu mahut martavalları tezgahlayarak piyasaya sürmektedirler.

Dünyayı kana bulayarak, İslam'a ve hala İslam'ı doğru anlama mücadelesinde olan müslümanlara zarar vermeyi düşünebilen ve planlayanlar ancak ya kafir ya da zır deli olabilir. Bu deliliğin faturası ise, hiç şüphesiz, onların dahi ödeyemeyeceği şekil ve içerikte karşılarına çıkacak, ya da konulacaktır.

Söz konusu bu zır deliliğin yerine, daha mütekamil ve daha üstün meziyetlerle bezenmiş bir uygarlığın tesisi için müştereken çalışılabilir. Ama zaten Ulusal ve Uluslararası Siyonizm tarafından ilk önce ve hemencecik engellenmek istenen de budur.

Evet, dünya da terör vardır. Ama o terörün imalatçısı Ulusal ve Uluslararası Siyonizm'in bizzat kendisi ve Beberuhi tarzı piyonlarıdır. Geri kalan toz dumanın esası sahte menşe sertifikalarıyla esas kaynağın karartılması ile ilgili operasyonlardır ve olan bitenden anladığımız kadarıyla, bu amcalar kendilerini çok akıllı, insanlığın geri kalanını ise çok aptal zannetmektedirler. Oysa, belki de esas aptal kendileridir. Bu ihtimal hiç akıllarına gelmemektedir.

Şu cürete bir bakın hele: Son ortalığa çıkartılan Bin Ladin kasetinin sahte ve o kasette görünen Bin Ladin figürünün ise yanlızca bir figüran olduğuna inanıyoruz. Tüm incelemelerimiz bunu gösteriyor. Kasetin ortaya çıkacağı, ilk kez önceden ilan ediliyor. Kaset ortaya çıkmadan önce ise, bir Amerikan televizyonu transkriptleri, yani kaset çözümlerini yayınlamaya başlıyor. Kaset ise ancak ondan sonra fiilen ortaya çıkıyor. Bu çok akıllı amcalar, anlaşılan Amerika ile Arap Yarımadası arasındaki zaman farkını yanlış hesap etmiş olacaklar. Sonuç, tam bir rezalet. Kasetteki figür ise, bizce hiç bir surette Bin Laden değil. Makyaj ustaları çok uğraşmış, ama olmamış. İçerik, hiç Bin Laden değil. Ses, evet, belki bir nebze, voice modulator'lar sağ olsun. Ama karşımızdaki, Bin Laden değil.

Ve hemen akabinde, orada burada ortaya çıkan bir dizi kıytırık ve hiç ikna edici olmayan operasyon ve her seferinde, sanki tüm bu olan bitenin ardında tek bir kaynak yokmuş gibi, çıkartılan yeni polis yasaları, kurulan yeni kameralı izleme ve güvenlik hizmetleri, arttırılan polis ve istihbarat bütçe ve kadroları, yeni ve daha ileri elektronik izleme izinleri, her geçen gün artan özel güvenlik şirketleri marifetiyle üzeri örtülü silahlanmalarını sürdüren gizli yahudi dönme çeteleri.

Özet olarak, her an ve her geçen gün yeni yasalar ve yeni uygulamalarla daha da sıkı örülen gizli bir ulusal ve uluslarası siyonist diktatörlüğün kendini daha ileri bir hegemonya düzeyinde yeniden tesisini ve neredeyse bir tür metamorfozla kendini yeni bir tür canavara dönüştürerek hegemonyasına gün be gün basamak atlatışını izliyoruz.

Burada esas dikkat çeken husus, Emniyet, İstihbarat ve Medya bünyesindeki bazı şahıs ve birimlerin kendilerini kullandırmaya ne kadar meraklı ve hazır olduğudur. Evet, bu bizim dikkatimizi gerçi çekmektedir, ama artık şaşırtabilmekten çok uzaktır.

Türkiye, esas düşmanı, esas ve ana şeytanı doğru tarif etmek zorundadır. Türkiye kendini içindeki sabetaycı ve sair dönme takiyecisi yahudi çetelerin elinden ve tahakkümünden ne pahasına olursa olsun kurtarmak ve karşımıza bir öğrenci gibi oturup laf dinlemek zorundadır. Yoksa çok uzakta olmayan bir gün, şu anda kendisinin olduğu yerde maalesef İsrail bayrağı dalgalanacaktır.

Oysa bu üzeri örtülü yok ediliş durdurulabilir. Bunun için gereken her şey yapılacaktır.

Yapacak olan ise, her Türk'ün içinde var olan ve Türk tarihinin derinliklerinden soluyan binlerce yıllık simgesel bir Ateşkurt™'un bizzat kendisidir.

                                                                                                                                                                                              F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanan Bilimsel Kitaplarının Türkiye ile ilgili tesbit ve teşhislerine geçiş noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanan Bilimsel Kitaplarına Geçiş Noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanmış Olan Bilimsel Kitaplarını İçeren Webinarlara Geçiş Noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanmış Olan Bilimsel Kitaplarını İçeren Live Seminarlara Geçiş Noktası.F. Deniz Sar, Deniz Şar, Historic Logo, Copyright, 1968. F. Deniz Şar'ın Tarihi Önemdeki Teşhislerini Oluşturan ve Uluslararası Kapsamda Yayınlanan Bilimsel Kitaplarına Geçiş Noktası.

F. Deniz Şar - Uluslararası Kültürel Genetik (TM) ve Kurumsal Genetik (TM) Araştırma ve Teknolojileri Gurubu - Deniz Sar's Cultural Genetics (TM) and Corporate Genetics (TM) Group International.

       Deniz Sar's Cultural Genetics (TM) and Corporate Genetics (TM) Group International.

Home  I  İletişim  I  Kitaplar  I  Konular  Komplo  Söyleşiler  Bültenler  Konferanslar  Çete Raporları  Haberler  I  Raporlar  I  Sözlük

Geri Zekalılara Özel  Psikolojik Savaş Siteleri  Karanlığın Finansörleri  I  Platforma Giriş Prosedürü  I  Site Plan  I  Devam

Kültürel Genetik  Kurumsal Genetik  Cultural Genetics  I  Corporate Genetics  F. Deniz Sar 

Cultural Genetics Technologies  I  Deşarj™ Televizyonu  I  Deşifre  I  Site Plan

Ateşkurt™ Ocakları ve Cemaati Televizyonu

 

Kültürel Genetik™, Kurumsal Genetik™, Cultural Genetics™, Corporate Genetics™, Cultural Genetics Technologies™ ve adı geçen tüm sair isimler, tüm ulusal ve uluslararası telif hakları ve Genel Teorileri ve bu Genel Teorileri oluşturan alt konsept, kavram ve markaları 1980 tarihinden beri Sayın F. Deniz Şar’a ait, her hakkı her ülkede ve her dilde mahfuz, ulusal ve uluslararası telif ve marka yasa, yönetmelik, düzenleme veya teamülleri ile korunmuş markalardır. F. Deniz Şar’ın yazılı izni olmadan, hiç bir şekil, suret ve teknoloji ile ve hiç bir amaç için kullanılamaz, çoğaltılamaz, yorumlanamaz, alıntı yapılamaz ve kopyalanamazlar. Çağdaş, ulusal ve uluslararası telif ve marka yasa, yönetmelik, düzenleme veya teamüllerini zedeleyen aksi tutum ve davranışlar ayrıca ihtar edilmeden kanuni takibata maruz kılınacaktır. © Copyright, F. Deniz Sar, USA, 1980-2096. Her hakkı Tüm dünyada mahfuzdur. All rights are reserved in USA and worldwide.